Dünyadaki Tüm Oksijen 5 Saniyeliğine Yok Olsaydı Ne Olurdu?
66 okunma

Dünyadaki Tüm Oksijen 5 Saniyeliğine Yok Olsaydı Ne Olurdu?

ABONE OL
Ekim 16, 2021 09:19
Dünyadaki Tüm Oksijen 5 Saniyeliğine Yok Olsaydı Ne Olurdu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Belirli bir süre için oksijensiz kalabilsek de onsuz yaşayamayacağımızı biliyoruz. Peki, oksijen sadece aldığımız havanın içerisinde mi bulunuyor? Dünya sadece beş saniye için oksijenden yoksun kalsaydı bunun götürüleri ne olurdu? ‘Oksijen’ derken oksijeni küçümsüyor muyuz?

İsterseniz daha fazla zaman kaybetmeyelim. Hâlâ yapabiliyorken derin bir soluk alın, zira bu distopik suallerin cevabı soluğunuzu kesebilir.

Soluk yakalamak mı? O iş kolay:

Bunu hemen sınayalım isterseniz. Derin bir soluk alın…. Durun durun, işi daha da güçleştirelim. Böyle bir vaziyete hazırlıksız tutulduğunuzu düşünelim. Unutmayın aniden 5 saniye sürecek oksijensiz bir Dünya var olacak. Böyle bir vaziyete ciğerleriniz oksijen doluyken tutulmak kader işidir. Ciğerlerinizi boşaltarak soluk yakalamayı deneyin…

Çok da güç değil, öyle değil mi?

Beş saniye, aşırısıyla kısa bir süre olduğu için soluk almış da olsanız, vermiş de olsanız hiçbir mesele olmadan bu işin içinden sıyrılabilirsiniz.

Siz yapabiliyorsunuz ancak yer suratında bu 5 saniyeyi ciddi zararlarla atlatacak çok fazla şey var.

Oksijen sadece havayı ve aldığımız soluğu etkilemiyor:

NASA’nın bilgilerine göre Dünya’nın atmosferinin yüzde 21’i oksijenden oluşuyor. Başka Bir Deyişle atmosferin 5’te 1’inden aşırısı oksijen.

Tüm bunların yanı gizeme oksijen bize “hayat” vermekten çok daha aşırısını hakikatleştiriyor.

Bırakın beş saniyeyi, bir saniye bile yok olursa ciddi meseleler de bizi bilave ediyor. Yavaştan başlayalım…

Işıklara elveda, karanlığa merhaba:

Güneş’deri gelen ışık, havada bulunan parçacıklar aracılığını ufalar. Atmosferin %21’ini ortadan kaldırmaktan bahsediyorsak, parçacık rakamını da beşte bir oranında düşürmekten bahsediyoruz demektir. Bu sebepten dolayı hava oranla daha karanlık olur.

Şu ana kadar rastgele bir kasvet olmadığını düşünüyoruz. En nihayetinde havanın aydınlık olup olmaması sizin için hayati bir vaziyet teşkil etmeyecektir. Bu sırada semandaki tüm uçaklar yere doğru “dökülmeye” başlar, zira motorları durur.

Oksijen yoksa ateş de yok:

Birçoğumuzun bildiği üzere ateşin oluşması için oksijen gerekiyor. Bunun yanı gizeme tüm benzinli taşıtlar da benzin yakarak çalışıyor. Oksijen yoksa yanma faaliyeti de yok. 

Ne Yazık Ki daha yeni başlıyoruz.

Beton, metal farketmeksizin çevrenizdeki bütün binalar devrilmeye başlıyor: 

Oksijen bizlere soluyabileceğimiz bir hava sağlamanın yanı gizeme, beton yapılar için bir bağlayıcı materyal görevine sahiptir. Bu sebeple oksijen olmazsa beton yapılar da olmayacaktır.

Çevrenizdeki tüm binaların yerle bir olmasının çıkaracağı muazzam sesi hipotez edebiliyor musunuz?

Bir iyi, bir de makûs haberimiz var: İyi haber şu ki düşündüğünüz kadar yüksek seslere maruz kalmayacaksınız. Neden mi? O zaman makûs haberi de verelim:

İç kulağınız basınç farklılığına katlanamayarak çoktan patladı bile:

Atmosfer, bedenimize belirli bir basınç uygular. Çok daha basit bir misal verelim:

Suyun altına daldığınız zaman kulaklarınızdaki oluşan basıncı anımsadınız mı? Suyun basıncı havadan daha yüksek olduğu için kulaklarınıza bkocaman bastırıyormuş gibi sezersiniz.

Bunun sebebi kulağınızın dış etraf basıncına ayak yalana çalışmasıdır.

Bu vaziyetin daha ciddi misallerini vermek için suyun biraz daha derinliklerine inelim. 

Şayet bir anda derine inerseniz kan basıncınız çoğalır. Bunun sebebiyse derine indikçe sudaki basıncın çoğalmasıdır. Bedeniniz, basıncı dengelemek için belirli farklılıklar göstermeye başlar ve bunun neticesinde değişik tepkiler verir.

Bu çok süratli bir biçimde asıllaşırsa da su içerisinde ‘vurgun yemek’ adı verilen vakayı yaşarsınız.

Denge konusuna biraz daha sarihlik getirdiysek hemen kulaklarınıza neler olacağından bahsedelim.

Tıpkı bir anda binlerce metre sudan çıkmış gibi sezeceksiniz!

Atmosfer basıncında beşte birlik bir farklılık olacağı için iç kulağınız bu ani metamorfozu kaldıramayacak ve patlayacak.

Başka bir deyişle dıştaki basınç eksildiği için kulak çeperiniz süratle dışa doğru genişleyecek. 

Böylece duyma yetinizi kaybedeceksiniz.

Daha bitmedi…

Evet, yanlış dinlemediniz. Gerçi kulak çeperiniz patladığı için dinleyemiyordunuz ama yeniden de…

Yazımızın başından beri oksijeni bir gaz olarak ele aldık. Peki, suyun yöntemi neydi?

H2O dediğimiz bileşenin üçte bkocaman oksijenden oluşuyor. Bu da oksijen yoksa su da yok demek oluyor. Başka bir deyişle dünya üzerindeki tüm su, oksijen yok olduğunda sadece serbest gezen hidrojen atomlarına dönüşüyor.

Hidrojen en hafif gaz olduğu için troposferin üst tabakalarına kadar çıkıyor.

Yaşayan canlılar oksijen atomuna sahip olduklar için, aniden yok olduğunda ne yazık ki süratle genişleyip patlayacaklar. Başka Bir Deyişle duyma kaybından sonra sizi acı dolu bir son bilave ediyor.

Bu evreden sonrasında da yaşadığınızı varsayarsak…

…yer kabuğu aniden kırılmaya başladığını göreceksiniz:

Yer kabuğunun %45’ini oksijenin oluşturduğundan bahsetmiş miydik?

Dünya üzerindeki oksijen yok olduğu zaman yer kabuğu paramparça olacağı için yüzeydeki her şey magmaya doğru serbest düşüşe geçecek.

5 saniye, oksijenin yokluğunda oldukça uzun bir süre. Bu müddetin ardından okisjen geri gelse de Dünya daha öncekisi gibi bir yer olmayacak. 

Şimdi soluğunuzu yakalamayı bırakın, hazır bahar gelmişken dışarıya çıkıp bol oksijenin tadını çıkarın.

Kafam Çılgın Sualler yazı dizimiz için siz de tekliflerde bulunabilirsiniz: 

Bunun için usunuzdaki en “çılgın” suali yorumlarla ya da e-posta yoluyla bize bildirin. İnceleyelim, gerekirse işin uzmanına danışalım. Yeter ki kafanızdaki o gizeme dışı suallere, içinizdeki meraka ışık yakalayalım.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.