Araştırmalar Kekemelik Probleminde Sosyal Kaygıların Etkisini Kanıtladı
37 okunma

Araştırmalar Kekemelik Probleminde Sosyal Kaygıların Etkisini Kanıtladı

ABONE OL
Ekim 13, 2021 21:42
Araştırmalar Kekemelik Probleminde Sosyal Kaygıların Etkisini Kanıtladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kekemelik, sesli konuşmada kelimelerin akışının, tekrarlama, takılma, solunum tutuklukları, adale gerilimi gibi sebeplerle yasaklanıp kesintiye uğramasıyla oluşan bir konuşma problemidir. Dünyada bir hayli insan muhtelif konuşma problemleri yaşıyor, kekeleme de bu problemler arasında yaygın görülen misal olarak sayılabilir. Bu konuşma problemine neden olan mesele ve sualin çözümü için çalışmalar yapılıyor.

New York’ta yeni yapılan bir araştırma, kekemeliğin ne olduğunu ve nasıl rehabilitasyon edilebileceğine dair ehemmiyetli bir ayrıntıyı ortaya koydu. Araştırmaya göre bir dinleyiciye sahip olma algısının, kekeleme problemi yaşayan erişkinler için ehemmiyetli miktarda tesirli olduğu görünüyor.

Katılımcılar dinlenmediklerinden emin olduklarında konuşma problemi yaşamadı

New York Üniversitesi, Bağlantı Bilimleri ve Bozuklukları Kısmı’nden bir grup bilim insanı “kekeleme problemi yaşayan erişkinlerin özel konuşma sırasında kekelemedikleri” varsayımını test etmek için bir çalışma yaptı. Kekeleyen erişkinler yalnız olduklarında daha akıcı konuşurlar ancak bunu ispatlamak pek de kolay değil. Dinlenilmenin kekemeliğe tesirini araştıran bu bilimsel çalışmada katılımcıların kimsenin dinlemediğine ikna olmaları en ehemmiyetli etmenlerden biriydi.

New York Üniversitesi’nde analist ve konuşma dili patoloğu Eric Jackson, “Kekemeli insanların yalnız konuşurken kekelemediğine dair çok rakamda ispat var ancak bu fenomen laboratuvarda doğrulanmadı, zira temel olarak insanların gerçekten yalnız olduklarına inandıkları şartları yaratmak güç” dedi. Analistler 24 gönüllüden oluşan katılımcıları sesli okuma, özel konuşma kimsenin dinlemiyormuş gibi göründüğü tek senaryo, iki dinleyici için özel konuşmayı yineleme ve tahlilcilerle iki değişik konuşma olmak üzere 5 değişik senaryoda araştırdı.

Özel konuşmayı seçenlere, insanların kendileriyle konuşmasını sağladığı öğrenilen üç tane bilgisayar kodlama görevi verildi. Analistler tarafından izlenilmelerine ve kaydolunmalarına karşın, bilgisayar görevini yaparken kimsenin dinlenmeyeceği söylendi. 24 katılımcının tamamının da kekemeliğinin neredeyse hiç olmadığı tek tahlil bu oldu. Katılımcılara daha sonra reelinde dinlenildikleri söylendi ve deney devam etti.

Sosyal endişe konuşma bozukluğuna yol açabiliyor

Jackson “Katılımcıları yalnız olduklarına -konuşmalarının bir dinleyici tarafından dinlenmeyeceğine- ikna etmek için yeni bir yöntem büyüttük ve erişkin kekemelerin bu şartlar altında kekemediklerini gördük” dedi. Araştırmada bir dinleyici kitlesinin olmamasının, konuşma akıcılığı ile alakalı meseleler üzerinde neden bu kadar tesirli olduğu sualine yanıt arandı. Katılımcılar sıklıkla onları dinleyen başka insanlar olduğunda suçlanma veya değerlendirilme duygusunun olabileceğini belirtiyorlar.

Analistlere göre kekemeliğin genetik ve nörofiziğin bir kombinasyonu sebebiyle ortaya çıktığı düşünülüyor. Sosyal düşüncelerin ufak çocukları hangi düzeyde etkilemeye başladığı tespit edilebildiğinde kekemelikle de alakalı yeni büyümelerin ortaya çıkması bekleniyor. Jackson, “Bence bu, kekemeliğin yalnızca bir ‘konuşma’ meseleyi olmadığına, özünde güçlü bir sosyal bileşen olması gerektiğine dair ispat sağlıyor” dedi.

Çalışma ile alakalı yazıya buradan erişebilirsiniz.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.